Meme Büyütme ve Küçültme

Günümüzde bir moda olduğu konusunda görüşler bulunan “kadınların daha büyük meme sahibi olma isteği”, tarihe bakıldığında herzaman varolan bir eğilim olarak karşımıza çıkmaktadır. Halen geçerliliğini yitirmiş bazı yöntemlerin 100 yıl önce uygulandığına dair kayıtlar mevcuttur. 1980'lerde günümüzde kullanılan silikon implantların geliştirilmesiyle bu alanda önemli atılımlar gerçekleşmiştir.

Kadınları meme büyütme fikrine yönelten nedenler kişisel farklılıklar göstermekle birlikte, temeldeki istek memelerinin küçük olduğunu düşünmeleri veya doğum sonrası ya da kilo kaybını takiben bozulan şeklin geri kazanılması olarak ortaya çıkmaktadır.

Meme büyütme ameliyatı 18 yaşından büyük, ciddi sağlık problemi bulunmayan, gerçekçi beklentilere sahip kadınlara muayene sonrasında detaylı ölçümler yapılarak ve hastanın istekleri etraflıca anlaşılarak planlanır. Hastanın beklentilerine cevap verecek hacim önceden yaklaşık olarak belirlenir, hasta bilgilendirilir; ancak protezin tam ölçüsü ameliyat sırasında plastik cerrah tarafından, uyguladığı deneme protezlerinin şekli ve görünümü konusundaki deneyimi ile netleşir. Türkiye'de ve Avrupa'da genellikle silikon zarf içinde silikon jel ile dolu protezler kullanılmaktadır. A.B.D.'nde de son yıllarda silikon dolu implantlar tercih edilmeye başlanmıştır. A.B.D.' de sıklıkla kullanılan silikon zarf içinde serum fizyolojik dolu protezler “çalkantı” hissi yaratmaları ve kıvamlarının doğal olmamaları nedeniyle beğenilmemektedirler. Silikon konusunda süregelen tartışmalar A.B.D.'de yargıya taşınmış eski protez yapıları ile ilgili olarak gelişmiş; bu çok sık uygulanan cerrahi girişimin uzun dönem etkileri bilimsel ortamlarda tartışılmış ve daha doğal olmaları nedeniyle serum dolu implantlar yerine silikon implantlar tekrar kullanılır hale gelmiştir. Son nesil silikon meme protezleri dayanıklılıkları ve hastanın sağlığı açılarından son derece güvenilirdirler.

Cerrahi girişim uygun tetkiklerin ardından, çoğunlukla genel anestezi, nadiren de sedasyonla lokal anestezi ile uygulanır. Teknik olarak cildin kesilmesi, uygun plana protezin yerleştirilmesi ve cildin kapatılması aşamaları uygulanır. Ameliyat 1 ila 2 saat sürer. Hastanın anatomisine göre cildin açılması: 1. Meme altı çizgiden, 2. Memebaşından, 3. Koltukaltından gerçekleştirilir. Cilt açıldıktan sonra implantın konacağı cep genişletilir. Bu cep, yine hastanın anatomisine ve beklentilerine göre: 1. Göğüs kası altı, 2. Meme dokusunun altı, 3. “Dual plan” olarak adlandırılan alt kısımda meme dokusu, üst kısımda kas altı olarak değişir. Kanama kontrolünün ardından, cilt kesileri kapatılır ve pansuman yapılır.

Ameliyat sonrası ilk 48 saatte, özellikle kas altına protez uygulamalarında ağrı görülür, ağrıkesicilerle giderilir. Takibeden haftalarda varolan şişlik tedrici olarak azalır ve 4-6 hafta içinde protezler doğal bir görünüm sağlayacak şekilde yerleşirler.

Meme protezleri ancak kesici-delici alet yaralanmaları ile patlayabilirler; üzerine yatmaktan, spor aktiviteleri veya basınç değişikliklerinden etkilenmezler. Protezlerin yaklaşık 10 yıl bütünlüklerini korudukları üreticilerce belirtilmektedir. Yeni nesil protezlerde zarf zamanla hasar görse de içindeki silikon akışkan olmadığından zararlı etkilere yolaçmadan değiştirilebilmeleri mümkün hale gelmiştir.

Protez uygulamasından sonra geçici sürelerle memelerde hafif his kaybı veya tam tersine hassasiyet artışı görülebilmektedir. Protez uygulamalarından sonra geç dönemde görülebilen bir diğer komplikasyon “kapsül kontraktürü” adı verilen, implantın çevresindeki dokuların sertleşmesi, memede katı bir görünüm, hassasiyet, şekil bozukluğu gelişmesidir ki bu durum da pürtüklü yüzeyli implantların kullanımı ile azalmıştır. Bu komplikasyona kas altı veya dual plan uygulamalarda daha nadir rastlanmaktadır. Gereğinde cerrahi olarak kapsülün çıkarılması, protez ve konulan planın değiştirilmesi gerekebilmektedir.

Meme kanseri gibi bazı tartışmalara yolaçmış olan romatizmal hastalıklarla protez uygulaması arasında bilimsel olarak ispat edilmiş bir bağlantı saptanamamıştır. Elimizdeki veriler ışığında bu en çok uygulanan estetik girişimlerden biri olan memenin silikon protezlerle büyütülmesi ameliyatının hastanın sağlığı kadar lüzumlu hallerde emzirilen bebeklerin de sağlığı konularında gayet güvenli olduğu bilinmektedir.
Meme küçültme ameliyatları da son yıllarda büyütme ameliyatları kadar sık gündemde olan girişimlerdendir. Meme büyütmeden tıbbi olarak farklılık gösterir. Şöyle ki meme küçültme ihtiyacının temelinde estetik kaygıların yanısıra sağlık açısından da gereklilik olmasıdır. Memelerin büyük olması omuzlarda askı yerlerinde çöküklük, sırt ve boyun ağrısı, postür bozukluğu yaratabilmekte, hastanın kilolu görünmesine yolaçabilmektedir.

Cerrahi teknikler meme küçültmede hastanın ihtiyacına, anatomisine ve beklentilerine göre değişiklikler göstermektedir. Tüm tekniklerde memebaşının ideal bir seviyeye taşınması standarttır. Bunun dışında cilt kesileri, dokuların çıkarılma şekilleri farklı tekniklerle uygulanabilir. Meme büyütme ameliyatına göre daha uzun süren bir işlemdir; 2-5 saat gerekebilir. Cilt kesi izleri de büyütme ameliyatındakilerden fazladır.

İyileşme süreci hastalarda ciddi sıkıntılara yolaçmaz, en geç 1 hafta içinde rutin yaşama dönmek genellikle mümkün olur. Hastanın yaşına ve iyileşme sürecine göre ağır fiziksel aktiviteler 4-6 hafta kısıtlanır. Bu ameliyatlardan sonra emzirme mümkün olamayabilmektedir. Meme büyüklüğünden ciddi sıkıntıları olan gençler ve erişkinler haricinde ameliyatın emzirme bittikten en az 1 yıl sonra yapılması en tatmin edici sonuçların elde edilmesini sağlar.

Meme büyütme gibi meme küçültmenin de meme kanseri ile ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Küçültme sonrasında hastaların bu açıdan rutin kontrollerini devam ettirmeleri önerilir.

Silikon Emzirmeye Engel mi?

Silikon implant uygulamasının emzirmeye hiçbir zararı yoktur.

Silikonların Belirli Bir Ömrü Var mı?

Standart silikon implantların belirli yani sınırlı bir ömrü bulunmamaktadır. Uygulanan kişiler bir ömür boyu taşıyabilmektedirler.

Silikon Patlar mı?

Yapılan çalışmalar ile protezler bir insanın hayatta kalamayacağı yüksek ve düşük basınçlara maruz bırakılmış ve herhangi bir problem görülmemiştir.

Silikon Kanser Yapar mı?

Asla böyle bir kanıt yoktur. Silikonsuz bir kadının kanser riski ile silikonlu olanın aynıdır. Silikon aynı zamanda meme dokusunu öne çıkardığı için olası kanserin saptanabilmesini kolaylaştırır.

Meme Büyütme ve Küçültme, Meme büyütme ameliyatı, gögüs estetigi önce sonra, gögüs silikon ameliyatı, gögüs büyütme ameliyatsız,

© 2017, Mediface Tıp Merkezi. Tüm Hakları Saklıdır.